İş hukuku, çalışanlar ile işverenler arasındaki hak ve yükümlülükleri düzenleyen önemli bir hukuk dalıdır. Hem işverenlerin hem de işçilerin haklarını bilmesi, iş ilişkilerinde yaşanabilecek anlaşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu yazıda, iş hukukunda sıkça karşılaşılan soruları detaylı şekilde ele alıyoruz. Hukukun birçok alanı birbiriyle ilişkili olduğundan, örneğin genel ceza hukuku da iş ilişkileri sırasında yaşanabilecek suçlarda devreye girebilir.
İş Sözleşmesi Nedir ve Neden Önemlidir?
İş sözleşmesi, bir tarafın bağımlı olarak çalışma, diğer tarafın da ücret ödeme taahhüdünde bulunduğu hukuki bir metindir. Yazılı veya sözlü olabilir. Ancak yazılı sözleşme, ileride doğabilecek hukuki ihtilafların çözümünde büyük kolaylık sağlar. İş sözleşmesinde tarafların görev tanımları, ücret miktarı, çalışma süresi, izin hakları ve fesih koşulları açıkça belirtilmelidir. Bu sözleşmeler, süresiz veya belirli süreli olabilir. Süresiz sözleşmeler, iş güvencesi açısından daha fazla koruma sağlar.
İşverenin Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?
İşverenin en temel yükümlülüğü, işçiye yaptığı işe uygun ve zamanında ücret ödemektir. Ayrıca, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği koşullarını sağlamak zorundadır. Çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için gerekli önlemler alınmalı, düzenli eğitimler verilmelidir. İşveren, ayrıca çalışanlar arasında ayrım yapmaksızın eşit davranma yükümlülüğü altındadır. İşçilerin sosyal güvenlik primlerinin eksiksiz ve düzenli yatırılması da işverenin sorumluluğundadır.
İşverenin bir diğer hakkı, işçinin verimliliğini ve performansını değerlendirme yetkisidir. Ancak bu yetki, keyfi uygulamalara yol açmamalı ve yasal çerçevede kullanılmalıdır. İşveren, işçiden sadece sözleşmede tanımlı görevleri yerine getirmesini bekleyebilir; ek yükümlülükler için işçinin onayı gerekir. Aksi durumlar, çeşitli hukuki süreçleri beraberinde getirebilir. Nitekim uzun süredir devam eden davalarda da olduğu gibi, bazı iş uyuşmazlıkları yıllar sürebilmektedir. İlginç bir örnek için 126 yıllık dava yeniden masada başlıklı içeriğe göz atabilirsiniz.
İşçinin Hakları ve Görevleri Nelerdir?
İşçilerin en temel hakkı, emeklerinin karşılığını zamanında ve eksiksiz almaktır. Ayrıca, işçiler güvenli bir çalışma ortamı talep etme hakkına sahiptir. Dinlenme ve izin hakları da işçilerin vazgeçilmez yasal hakları arasındadır. Bunlar arasında haftalık izin, yıllık ücretli izin, doğum ve mazeret izinleri yer alır.
İşçilerin yükümlülükleri ise çalıştıkları işi özenle yerine getirmek, işverenin yasal ve makul talimatlarına uymak ve iş yerindeki kurallara riayet etmektir. İşçi, mesleki sırları korumak ve işyerine zarar verecek davranışlardan kaçınmakla da yükümlüdür. Bu çerçevede, işyerlerinde karşılaşılan dolandırıcılık ve güven suistimalleri gibi durumlar yalnızca iş hukukunu değil, ceza hukukunu da ilgilendirir. Konuyla ilgili yakın tarihli bir örnek için araç dolandırıcılık şebekesine verilen cezalar hakkında bilgi alabilirsiniz.
Fazla Mesai ve Çalışma Süreleri
Türkiye’de haftalık yasal çalışma süresi 45 saattir. Bu sürenin üzerindeki çalışmalar fazla mesai olarak değerlendirilir. Fazla mesai ücreti, normal saatlik ücretin %50 fazlası olarak hesaplanır. Fazla çalışma için işçinin onayı alınmalıdır. Bu durum, işçinin haklarının korunması açısından önemlidir. Yıllık bazda fazla çalışma süresi, 270 saatle sınırlandırılmıştır.
Ayrıca, günlük çalışma süresi 11 saati aşamaz. Bu sınırların ihlali halinde işveren idari para cezası ile karşı karşıya kalabilir. İşçilerin çalışma saatlerini ve fazla mesaileri düzenli olarak takip etmesi, hak kaybını önler.
İşten Çıkarma ve Tazminat Hakkı
İşveren, geçerli bir sebep olmaksızın işçiyi işten çıkaramaz. Geçerli sebep; işçinin yetersizliği, davranışları veya işin gereklerinden kaynaklı olabilir. Haksız yere işten çıkarılan işçi, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır. Kıdem tazminatı, en az bir yıl çalışan işçiye, her yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden ödenir. İhbar tazminatı ise fesih bildirim süresine uymayan tarafın diğerine yaptığı ödemedir.
Ayrıca, belirli koşullarda işçi işe iade davası açabilir. Bu dava, fesih bildiriminden itibaren 30 gün içinde açılmalıdır. Mahkeme, işvereni işçiyi yeniden işe almak veya tazminat ödemekle yükümlü kılabilir.
İzin Hakları Nasıl Kullanılır?
İşçiler, işe başladıkları tarihten itibaren bir yıl çalıştıktan sonra yıllık ücretli izin hakkı kazanırlar. Bu süre; 1-5 yıl arası çalışanlar için 14 gün, 5-15 yıl arası için 20 gün ve 15 yıldan fazla çalışanlar için 26 gündür. Ayrıca, evlenme, doğum, ölüm gibi durumlarda işçilere mazeret izinleri verilir. Kadın işçilere doğum öncesi ve sonrası toplam 16 hafta ücretli doğum izni hakkı tanınır.
İzinlerin bir kısmı toplu olarak kullanılabilir; ancak işverenin de onayı gereklidir. İşçiler, izne çıkmadan önce dilekçe vermeli ve izinlerini resmi yollarla kayıt altına almalıdır.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Durumları
İş kazası, çalışanın iş yerinde veya iş ile ilgili olarak uğradığı bedensel zarardır. Meslek hastalığı ise çalışanın yaptığı iş nedeniyle maruz kaldığı hastalıklardır. Bu tür durumlarda işçiye çeşitli sosyal haklar tanınır. Sağlık giderleri karşılanır, geçici iş göremezlik ödeneği verilir ve kalıcı bir sakatlık varsa sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
İşveren, kaza veya hastalığı Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) zamanında bildirmek zorundadır. Ayrıca gerekli önlemleri almamışsa, hukuki ve cezai sorumluluğu da doğabilir. İş kazalarının ve hastalıkların önlenmesi için iş yerlerinde periyodik risk analizleri yapılmalı ve çalışanlara düzenli eğitim verilmelidir.
Çalışma Ortamında Psikolojik Taciz (Mobbing)
İş yerlerinde çalışanların maruz kaldığı sistematik psikolojik baskılar da iş hukuku kapsamında değerlendirilir. Mobbing, bir çalışanın diğer çalışanlar veya yöneticiler tarafından uzun süreli ve tekrar eden psikolojik baskı, aşağılama veya dışlanma gibi davranışlara maruz kalmasıdır. Bu tür durumlar işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine ve tazminat talebinde bulunmasına yol açabilir.
İş hukukunda bu gibi durumlarda çalışanların başvuru yolları mevcuttur. İşçi, önce işverene başvurarak durumun düzeltilmesini talep edebilir. Sorunun çözülmemesi durumunda ise iş mahkemelerine dava açma hakkı bulunmaktadır.
